| Parlamento Özel Bölümü |
|---|
| Parlamento Nedir ? |
| Parlamentoların Doğuşu ve Evrimi |
| Parlamentonun Yetkileri ve İşlevi |
| Parlamentoların Yapısı |
| Parlamentoların İşleyişi |
| Parlamenter Ayrıcalıklar |
Parlamento, halka ait olan egemenliÄŸin temsilcileri aracılığıyla kullanıldığı demokraÂtik ülkelerde yasama organına verilen genel addır. Günümüzde uluslarüstü toplulukların temsili karar organlarına da parlamento denmektedir. Avrupa TopluluÄŸu'nun temsili niteÂlikteki organı olan Avrupa Parlamentosu bunun bir örneÄŸidir.
Parlamentoların Doğuşu ve Evrimi
Mutlak krallık döneminde, krala danışmanlık hizmeti veren ve büyük toprak sahibi soyluÂlardan oluÅŸan danışma meclisleri vardı. MoÂdern anlamda parlamento ise egemenliÄŸin kraldan, önce mülk sahiplerine, sonra da halka geçiÅŸi ile baÅŸlar. Parlamentonun anaÂyurdu olan İngiltere'de bu geliÅŸim 13. yüzyılÂda baÅŸladı, 18. yüzyılda bugünkü biçimini aldı. Kıta Avrupa'sında ise parlamentoların kuruluÅŸu Fransa'da gerçekleÅŸen 1789 Devrimi'nden sonra yaygınlaÅŸtı.
EgemenliÄŸin halkın temsilcilerinden oluÅŸan parlamentoya geçiÅŸi iki alandaki geliÅŸmelerin sonucudur. Bunlardan ilki, vergi toplama konusunda kralın tek ve mutlak yetkili olÂmaktan çıkarak halkın temsilcilerinin bu koÂnuda söz sahibi olmasıdır. Bu yetki daha sonra genelleÅŸti ve temsilciler her konuda yasa yapma yetkisine sahip oldular. İkincisi, önceleri kralın atadığı baÅŸbakan ve bakanlar krala karşı sorumluyken, parlamento bakanÂları eleÅŸtirme ve suçlayabilme yetkisini elde etti. Bu durum daha sonra bakanların parlaÂmento önünde siyasal açıdan da sorumlu olmalarına yol açtı. Böylece bakanların mecliÂsin içinden seçildiÄŸi ve meclise karşı sorumlu oldukları demokratik parlamenter düzen kuÂruldu.
Temsili demokratik düzenin bir türü olan parlamenter sistem, yasama ve yürütme kuvÂvetleri arasında "yumuÅŸak kuvvetler ayrılığı"na, bir baÅŸka deyiÅŸle kuvvetler arasındaki iÅŸbirliÄŸine dayanan bir düzendir. Çünkü parÂlamentodaki çoÄŸunluk yürütme gücüne egeÂmen olabilmektedir.
Bugün parlamento denince, hangi adla andırsa anılsın, geniÅŸ anlamıyla temsili deÂmokrasilerdeki yasama meclisleri anlaşılır. Bu anlamda ABD'deki Kongre, SSCB'deki Yüksek Sovyet parlamento kavramı içinde yer alır. Ama, ABD'deki siyasal sistemin adı parlamenter düzen deÄŸil, baÅŸkanlık sistemiÂdir. Çünkü burada, baÅŸkan ve onun atadığı bakanlar parlamento niteliÄŸindeki Kongre'ye karşı sorumlu deÄŸildir. BaÅŸkan, kendisini doÄŸrudan seçen seçmenine karşı sorumludur. Bu sistemde baÅŸkanla Kongre'nin yetkileri anayasal kurallarla belirlenmiÅŸtir ve kuvvetler ayrılığı yürürlüktedir.
Parlamentonun Yetkileri ve İşlevi
Parlamentonun en önemli iki yetkisi yasa çıkarmak ve bakanlar kurulunu denetlemekÂtir. Bunun yanında, çeÅŸitli kararlar almak, uluslararası antlaÅŸmaların onaylanmasını uyÂgun bulmak, savaÅŸ ilanına, ölüm cezalarının yerine getirilmesine karar vermek, genel ve özel af ilan etmek gibi yetkiler de kullanabilir.
Parlamentoların birincil yetkisi ülkede uyÂgulanacak hukuk kurallarını, yani yasaları yapmaktır. Yasaların üstünlüğü ilkesi yasaları koyan organın, yani parlamentonun üstünlüÂğü sonucunu vermiÅŸtir. Parlamentonun üstünlüğü, her konuda ve sınırsız olarak yasalar çıkarmak biçiminde geliÅŸmiÅŸtir. Bu durum bazen parlamentodaki siyasal çoÄŸunluÄŸun teÂmel hak ve özgürlükleri çiÄŸnemesine yol açtığı için parlamentonun üstünlüğünü sınırlayan, anayasanın üstünlüğü düşüncesi geliÅŸmiÅŸtir. Bunun sonucu olarak parlamentonun çıkardıÂğı yasaları anayasaya uygunluk açısından deÂnetleyen, yasaları anayasaya aykırı bulduÄŸunÂda iptal kararı verebilen anayasa mahkemeleÂri kurulmuÅŸtur.
Öte yandan, günümüzde teknik ve ekonoÂmik geliÅŸmelerin hızlanması, uzmanlık konuÂlarının artması, siyasal ve ekonomik konularÂda hızla karar alma ve kural koyma gereÄŸinin doÄŸması gibi nedenler yasama etkinliklerinin eski canlılığını yitirmesine yol açmıştır. BuÂgün bazı demokratik ülkelerde yürütme orgaÂnı, özellikle "yasa gücünde kararnameler" yoluyla, bir bakıma yasama iÅŸlevini yerine getirmektedir. Ama bu nitelikteki kararnameler parlamentoda görüşüldükten sonra onaylanmakta ya da kaldırılmaktadır. Yasa gücündeki kararnameler sorunu, "yasama yetkisinin devredilmezliÄŸi" tartışmasını yeniÂden gündeme getirmiÅŸtir.
Parlamentonun yetkilerinin ikinci bölümü, parlamentonun içinden çıkan hükümetin denetlenmesiyle ilgilidir. Hükümeti oluÅŸturan bakanlar, kendi emirleri altında bulunan büÂtün birimlerin iÅŸlevlerinden ve kendi çalışmalarından ötürü yasama organı önünde sorumÂludur. Bu denetim yetkisinin elde edilmesiyÂle, mutlak krallıklardan anayasal krallıklara (meÅŸruti monarÅŸi), buradan da siyasal açıdan sorumsuz olan devlet baÅŸkanı ile sorumlu olan hükümetin bulunduÄŸu parlamenter sisteme geçilmiÅŸtir.
Parlamentonun hükümeti denetlemesi güven oylaması, meclis soruÅŸturması, gensoru, meclis araÅŸtırması, yazılı ve sözlü soru gibi çeÅŸitli yollarla olur. Hükümetin göreve baÅŸlaÂyabilmesi için parlamentonun güvenini kazanÂması gerekir. Görevi başında bulunan bir hükümeti düşürmek ya da bir bakanın göreviÂne son vermek için parlamento gensoru yoluÂna baÅŸvurabilir. Denetimin bir baÅŸka yolu da meclis soruÅŸturmasıdır. Bir bakanın görevi ile ilgili bir eyleminin suç olduÄŸu hakkında bir kuÅŸku varsa meclis soruÅŸturması açılabilir. SoruÅŸturma önce parlamentoda kurulan bir komisyon tarafından yapılır. SoruÅŸturmanın sonucunda bakan suçlu bulunursa ve bu parlamentonun genel kurulunda kabul edilirÂse, ilgili bakan yargılanmak üzere Yüce Divan'a gönderilir. Bunun dışında, parlamento üyeleri belirli bir konuda bilgi edinmek amaÂcıyla meclis araÅŸtırması yapılmasını saÄŸlayaÂrak, ilgili bakanlara sözlü ya da yazılı sorular sorarak bir anlamda denetim iÅŸlevlerini yerine getirirler. Ama bunlar, hükümet ya da bakanÂlardan biri açısından siyasal sorumluluk doÂÄŸurmayan, dolayısıyla görevden çekilmelerini gerektirmeyen denetim ve bilgilenme yollaÂrıdır.
Günümüzde parlamentonun denetim iÅŸleÂvinde bir aşınma görünmektedir. Gensoru ve meclis soruÅŸturması gibi denetim yolları etkili bir biçimde iÅŸletilememektedir. Çünkü parlaÂmentoda hükümete ve bakanlarına güvenoyu vermiÅŸ bir siyasal çoÄŸunluk bulunmaktadır. Parlamentodaki çoÄŸunluk ise, bir siyasal parÂtinin üyeleri olduÄŸu için bu partinin karar organlarının kararlarına uymak durumundaÂdır. Siyasal partinin kararlarına uymayan bir milletvekili parti disiplinine uymadığı için partiden çıkarılabilir. Bu nedenle, parlamenÂtodaki siyasal çoÄŸunluk güvenoyu verdiÄŸi bir hükümeti ya da bakanını güvensizlik oyuyla düşürmeye yanaÅŸmaz.
Yasama ve denetleme iÅŸlevlerinde belirli bir daralma görülmesine karşın, parlamentoÂlar önemini sürdürmektedir. Bunun baÅŸlıca nedeni, toplumlardaki çeÅŸitli sınıfların siyasal alanda temsilini saÄŸlayan bir organ oluÅŸudur. Parlamento, ülke yönetimine iliÅŸkin politikaÂların üretildiÄŸi, tartışıldığı ve kararların alınÂdığı bir organ olarak önemini korumaktadır.
Parlamentoların Yapısı
Parlamentoların yapısıyla ilgili baÅŸlıca sorun bunların kaç meclisten oluÅŸacağıdır. Bazı ülkelerde doÄŸrudan halkın seçimine dayanan tek meclisli parlamentolar yeterli görülmüşÂtür. Bazı ülkelerde ise, halkın seçimine dayanmayan, soyluların oluÅŸturduÄŸu meclis geÂleneÄŸinin bir devamı olarak ikinci bir meclis de bulunmaktadır. Bunun örneÄŸi İngiltere'deÂki Lordlar Kamarası'dır. Günümüzde ikinci meclis çeÅŸitli siyasal nedenlerle öngörülmekÂtedir. Tek meclisli parlamentoların çoÄŸunluk önderinin istediÄŸi doÄŸrultuda çabuk karar verebilmesi, bu arada toplumun ve bireylerin hak ve özgürlüklerinin yasalar aracılığıyla aşırı derecede kısıtlanabilmesi, bu karar alma sürecini yavaÅŸlatacak ikinci meclisin kurulmaÂsı için baÅŸlıca nedenlerdendir. Bu meclislere genellikle "senato" adı verilir. Fransa'da, İtalya'da ve 1961 Anayasası'na göre Türkiye' de bu türden ikinci meclislere yer verilmiÅŸtir. İkinci meclislerin kuruluÅŸları da birincilere göre farklılıklar gösterir. Birinci meclisin üyeÂsi olabilmek için, ülkenin yurttaşı olmak, yaklaşık 30 yaÅŸlarında bulunmak ve ilköğrenim görmüş olmak yeterli sayılırken, ikinci meclis üyeliÄŸi için genellikle yükseköğrenim görmüş olmak ve daha ileri yaÅŸta bulunmak gibi nitelikler aranmaktadır. İkinci meclisin çeÅŸitli meslek gruplarının temsilini saÄŸlamak için kurulduÄŸunu gösteren örnekler de vardır. Korporatif nitelikli bu türden ikinci meclisleÂre iki Dünya Savaşı arasında Romanya ve Yunanistan'da, 1937 Anayasası'yla İrlanda' da, 1953 Anayasası'yla Yugoslavya'da rastÂlanmıştır.
Federal bir yapı gösteren devletlerde ise iki meclisli bir sistem adeta zorunludur. Bu sistemde birinci meclis halkın doÄŸrudan adayÂlara ya da partilerine oy vermesiyle oluÅŸur. Bu mecliste genel kamu çıkarları korunur.
İkinci meclise ise federe devletlerin eÅŸit sayıÂda temsilcileri katılır. Burada federe devletleÂrin çıkarları korunur. Bunun bir örneÄŸinin görüldüğü ABD'de, yasama organı Kongre, Temsilciler Meclisi ile Senato'dan oluÅŸur.
Parlamentoların İşleyişi
Parlamentoların iÅŸleyiÅŸi anayasa ve içtüzükÂlerde gösterilir. Bunun yanında anayasa geleÂnekleri de parlamentoların iÅŸleyiÅŸinde önemli bir rol oynar. Parlamentoların iÅŸleyebilmesi için parlamento içi organların kurulması gereÂkir. Bu organlardan baÅŸlıcaları meclis baÅŸkanı ve baÅŸkanlık divanıdır. Bu organlar meclis üyeleri tarafından seçilir. Meclis baÅŸkanlık divanına, mecliste grubu bulunan siyasal parÂtiler güçleri oranında katılır. Bu organların temel görevleri, meclis gündemini hazırlamak ve meclis genel kurulundaki görüşmeleri yöÂnetmektir. Meclisin bu organları görevlerini yerine getirirken meclisteki siyasal partilere karşı tarafsız davranmak zorundadır.
Meclislerin öbür iç organları komisyonlar ve komitelerdir. Parlamentoda sürekli komisÂyonların yanında, belirli konuların araÅŸtırılÂması için kurulan ve geçici olarak görevlendiÂrilen süreksiz komisyonlar da çalışır. Sürekli komisyonlar çeÅŸitli uzmanlık ya da bakanlık hizmet alanlarına göre ayrılır. DışiÅŸleri, içiÅŸleÂri, milli savunma, adalet, milli eÄŸitim komisÂyonları bu tür komisyonların örneklerindenÂdir. Bu tür komisyonlar kural olarak bütün bir yasama dönemi boyunca çalışırlar. Bu komisyonların asıl görevi, milletvekillerinden gelen yasa önerilerini ve bakanlar kurulundan gelen yasa tasarılarını olgunlaÅŸtırmaktır. SiyaÂsal partiler komisyonlardaki üyeleri aracılığıyÂla yasa tasarıları hakkındaki görüşlerini açıkÂlarlar. Komisyonlar bu teklif ve tasarıları öncelikle anayasaya uygunluk açısından inceÂler, daha sonra kabul edilenler görüşülmek üzere meclis genel kuruluna gönderilir. Bir konunun birden fazla komisyonun görev alaÂnına girmesi durumunda karma komisyonlar kurulabilir. Parlamentonun bu tür komisyonÂları İngiltere'de oldukça etkisizdir. Kıta AvÂrupa'sında ise etkili bir rol oynar. Öte yanÂdan, parlamentoda belirli iÅŸler için kurulan ve sürekli olmayan komisyonların tipik örneÄŸini meclis soruÅŸturma ve meclis araÅŸtırma komisÂyonları oluÅŸtururlar. Parlamento içi organlar arasında siyasal partilerin meclis grupları da yer alır. Bunlar siyasal partilerin ayrı birer örgütü deÄŸil, parlamento içindeki kollarıdır. Partilerin yasama organındaki çalışmaları bu gruplar eliyle yürütülür. Parlamento üyeleri meclis genel kurulunda oy verirken, parti gruplarının daha önce o konuda almış oldukÂları baÄŸlayıcı kararlar doÄŸrultusunda hareket ederler. Böylece parti disiplini saÄŸlanır.
Parlamentonun temel organı meclis genel kuruludur. Bütün yasa teklif ve tasarıları ile parlamentonun görev alanına giren öbür koÂnular genel kurulda görüşülerek karara baÄŸlaÂnır. Bir meclisin toplanmış sayılabilmesi için, üye tamsayısının yandan bir fazlasının genel kurul oturumunda bulunması gerekir. Ama bazı ülkelerde devamsızlıkların ve muhalefet engellemelerinin genel kurul toplantılarını yapılamaz hale getirmesini önlemek için mecÂlisin daha düşük katılımla toplanabilmesi önÂgörülmüştür. Parlamentoda yasalar ve kararÂlar belli oy sayısına ulaşılarak çıkarılabilir. Burada kural, meclis genel kurulunda verilen oyların yarıdan bir fazlasının olumlu (kabul oyu) olmasıdır. Ama bazı önemli kararlar için özel çoÄŸunluklar aranabilir. ÖrneÄŸin, cumÂhurbaÅŸkanının parlamento tarafından seçildiÂÄŸi ülkelerde genellikle üçte iki çoÄŸunluk ya da salt çoÄŸunluk aranır. Anayasada deÄŸiÅŸiklik yapan yasaların kabulü için de üçte iki çoÄŸunÂluk gerekir.
Parlamentoda oylamalar açık ya da gizli olarak yapılabilir. Açık oylama, parlamento üyesinin baÄŸlı olduÄŸu parti ve seçmeni tarafınÂdan denetlenmesini de saÄŸlar. Oy verme tekniklerinin en klasiÄŸi renkli ya da yazılı pusulaların bir sandığa atılması, daha çaÄŸdaÅŸ olanı da milletvekillerinin oturdukları yerden elektronik aygıtları kullanarak tercihlerini açıklamalarıdır. Bazı oylamalar el kaldırma ya da ayaÄŸa kalkma biçiminde de yapılabilir. Meclislerde bazı konuların önce görüşülmesi bu konulara öncelik tanınarak saÄŸlanabilir. Ayrıca bazı konular normal usullerin dışında, hızlandırılmış usullerle görüşülebilir. Yasalar genel olarak iki kez görüşülerek kabul edilir. EÄŸer bazı yasaların bir kez görüşülerek kabul edilmesi yeterli sayılmış ise bu usule "ivedilik usulü" denir. Meclis genel kurullarının yaptığı görüşmeler açıktır ve bunlar tutanak dergileÂrinde tam olarak yayımlanır. Ama genel kurul kararıyla kapalı oturumlar da yapılaÂbilir.
Parlamentolar, seçim yasalarında öngörüÂlen usule göre, dört ya da beÅŸ yıllık bir süre için halk tarafından seçilen milletvekillerinÂden oluÅŸur. Bu sürenin dolmasından önce seÂçimin yenilenmesine karar verilebilir.
Parlamenter Ayrıcalıklar
Parlamento üyelerine, temsilcilik, yasama ve denetleme görevlerini tam bir bağımsızlık içinde yapabilmeleri ve özellikle parlamentoÂdaki çoÄŸunluÄŸun baskısı altında kalmamaları için bazı ayrıcalıklar tanınmıştır. BaÅŸkaları iÅŸlediÄŸinde suç olan bazı eylemlerin parlamento üyeleri iÅŸlediÄŸinde suç olmaması ya da parlaÂmento üyelerinin iÅŸledikleri bazı suçlardan ötürü üyelikleri süresince ceza kovuÅŸturması yapılamaması parlamenter ayrıcalıklardanÂdır.
Kaynağı gene İngiltere'de olan parlamenter ayrıcalıkların iki biçimi vardır. Bunlardan biÂrincisi, yasama sorumsuzluÄŸu'dur. Yasama sorumsuzluÄŸu, parlamento üyesinin meclis çaÂlışmalarındaki oylarından ve sözlerinden, mecliste ileri sürdüğü düşüncelerden, ayrıca bunları meclis dışında tekrarlamasından soÂrumlu tutulmaması, herhangi bir ceza kovuÅŸÂturmasının açılamaması anlamına gelir. YasaÂma sorumsuzluÄŸuna "mutlak dokunulmazlık" da denmektedir. Bu eskiden, kralın, aleyhinÂde konuÅŸan ya da onun haklarının kısılması için oy veren temsilciler hakkında ceza kovuÅŸÂturması yaptırmasına karşı temsilcileri koruÂyan bir kurum olarak doÄŸmuÅŸtur. Bugün ise, parlamentodaki çoÄŸunluÄŸun azınlık üzerindeÂki baskısını ortadan kaldırmak için kullanılmaktadır. Yasama sorumsuzluÄŸu süreklidir, parlamento üyeliÄŸi ortadan kalksa da temsilcinin verdiÄŸi oydan, söylediÄŸi sözden ötürü cezai, hukuki sorumluluÄŸu olmaz.
Yasama sorumsuzluÄŸunun mutlak olup olÂmaması, yani sorumsuzluÄŸun bir sınırının olup olmadığı tartışmalıdır. ÖrneÄŸin, bir milÂletvekilinin meclis çalışmaları sırasında baÅŸka bir milletvekiline hakaret etmesi ya da oyunu anayasal düzeni deÄŸiÅŸtirecek biçimde kullanÂması durumunda bu sorumsuzluktan yararlaÂnıp yararlanamayacağı tartışılmaktadır. YasaÂma sorumsuzluÄŸu milletvekilinin kiÅŸiliÄŸine taÂnınmış bir hak deÄŸil, yaptığı iÅŸin kamu yararı niteliÄŸi taşımasından doÄŸan bir ayrıcalıktır.
Parlamenter ayrıcalıkların ikinci biçimi, yaÂsama dokunulmazlığıdır. Bu, parlamento üyesinin, seçimden önce ya da sonra bir suç iÅŸlediÄŸi ileri sürülerek, meclis kararı olmadıkÂça sorguya çekilememesi, tutuklanamaması ve yargılanamamasıdır. Parlamento üyesinin herhangi bir suçtan ötürü ceza kovuÅŸturmasıÂna uÄŸrayabilmesi için parlamentonun yasama dokunulmazlığını kaldıran bir karar vermesi gerekir. Ama bazı durumlarda, örneÄŸin ağır cezayı gerektiren bir suç iÅŸlendiÄŸinde, parlaÂmento kararı olmaksızın ceza kovuÅŸturmasına baÅŸlanabilir. Bu durumda yasama dokunulÂmazlığı kendiliÄŸinden kalkmış sayılır. Yetkili makam durumu hemen parlamentoya bildirir.
Yasama dokunulmazlığından yararlanan parlamento üyesi hakkında iÅŸlediÄŸi suçtan ötürü ceza kovuÅŸturması yapılması ya da bir ceza hükmünün yerine getirilmesi, üyelik sıfaÂtının sona ermesine bırakılır. Üyelik süresince zamanaşımı iÅŸlemez. Bu da, yasama dokunulÂmazlığının üyelik sıfatına baÄŸlı olarak geçici olduÄŸunu göstermektedir.
Yasama dokunulmazlığı önceleri, kralın parlamentoya girmesini istemediÄŸi ya da parÂlamentoda çalışırken varlığına katlanamadığı bazı milletvekillerini görev yapmaktan alıkoyÂmasına karşı düşünülmüş bir ayrıcalıktı. BuÂgün de, yasama organındaki çoÄŸunluÄŸun basÂkısına karşı ya da yasama organı dışındaki kiÂÅŸilerin milletvekilinin görevini yapmasını enÂgelleyici davranışlarına karşı koruyucu bir iÅŸÂlevi vardır.


Parlamento Nedir



Bu Yaziyi Siteye Ekleyen Uyemiz
Adi: Buse
Arkadasi: 5
Uyeye:
Popularite: 983
Uye su an offline!